DAMLİCALİLAR
ARDAHAN - Damlıca,Gülçimen,Godamık,Tarih,Kültür,Yaşayanlar,Eğitim,Ekonomi ve Her konu. - Blogcu



ARDAHAN

10/2/2008 · Kategori: ARDAHAN

İLİ:ARDAHAN

Ardahan'ın Tarihi


Yüzölçümü: 5.576 km²
Nüfus: 170.117 (1990)
İl Trafik Kodu. 75 İlçeleri: Çıldır, Damal, Göle,
Hanak, Posof
İl Kültür Müdürlüğü:
Tel: 0 (478) 211 48 58
Faks: 0 (478) 211 34 01

M.Ö. 680 yılarında Kafkaslar'ın kuzeyinden gelen altı göçebe Saka/İskit Türkleri Ardahan bölgesini Van/Urartu İmparatorluğundan alarak, 2700 yıl önce Türklerin yerleşme merkezi haline getirmişlerdir. Sakalar’ın Gogarlı, Taoklu, Cavaklı boylarının bu bölgede yerleşerek isimlerini şimdiye kadar Tarih ve Tarih coğrafyasında ve etnolojide yaşattıkları bilinmektedir. Sakalar’ın bölgedeki 500 yıllık hakimiyetinden sonra, İran üzerinden gelen Part'lar 600 yıl bölgedeki hakimiyetlerini sürdürmüşlerdir. (M.Ö. 150 M.S 430) Makedonyalı İskender çağında da olmak suretiyle, 1064’ de Alpaslan’ın SELÇUKLU bölgesine kattığı bu bölgede uzun yıllar Kuman ve Peçenek Türklerinin yaşadıkları bilinmektedir. 1124 yılında Kafkaslar kuzeyinden gelen Ortodoks Kıpçak Türkler'in yerleşme yeri olmuş ve İlhanlılar çağında 1267 yılında Kıpçaklar Ardahan-Ahıska-Artvin kesiminde Atabek adlı bir sülale kurarak, 1479’da İstanbul’a tabi olmuş ve Osmanlı İmparatorluğu ordularının 1578 yılında Ahıska’yı fetihlerine kadar yaşamışlardır.

Anadilleri Kıpçak (Çağatay) Türkçe’si olan ve bölgede uzun yıllar hüküm süren Atabekler sülalesinden Mirza-Çubuk Artvin-Ahıska ve Ardahan Bey’ i iken Şehzade Yavuz’ un (Selim) Trabzon üzerine yürüttüğü Osmanlı Ordusuna kılavuz olarak, Gürcülere ait Kütayis Kalesini yıktırdığı gibi, 1514 Çaldıran seferinde Osmanlı Ordularına gidiş ve dönüşlerinde bolca erzak vererek Osmanlı imparatorluğuna büyük hizmetlerde bulunmuştur. Yavuz’un mısır seferinde bulunduğu bir sırada Mirza Çubuk bey ölmüş, bunun üzerine bölgeye İran nüfusu yerleşmiştir. Bu durum karşısında Osmanlıların buraları İran nüfusunu yıkmak için fethetmesi gerekiyordu. Nitekim Osmanlılar 1578 yılında Atabekler Sülalesini ortadan kaldırarak Ardahan ve çevresini kendisine bağladı. Ardahan halkının güzel bir Çağatay lisanı kullanmasının asıl nedeni, buraların uzun müddet Kıpçaklı Atabekler idaresi altında bulunmuş olmasıdır.

1578'den, 93 harbi sonlarına kadar Osmanlılarda kalan Ardahan çok çeşitli tarihi hadiselere sahne olmuştur. 93 felaketi üzerine 3 Mart 1878 tarihinde yapılan Yeşilköy anlaşması ile Ardahan Çarlık Rusya’ya savaş tazminatı olarak bırakılmıştır. Adahan'la birlikte diğer iki sancak Artvin ve Batum’da Ruslar’a terk edildi.

3 Mart 1918’de imzalanan Brestlitowsk Antlaşması ile Bolşevik Rusya Ardahan’ı Osmanlı Hükümetine iade etti. Bu süre zarfında Ardahan’da önemli tarihi hadiseler meydana geldi. Esaret altındaki Ardahan’da yer yer ayaklanmalar oldu ise de, bu ayaklanmalar kanlı bir şekilde bastırıldı. 26 Mart- 4 Nisan 1918 tarihleri arasında Hopa ile Oltu üzerinden yürüyen birliklerimiz Borçka'dan Çıldır’a kadar Ardahan ve Rus esareti altında inleyen bu yurt parçasını Anavatana kavuşturdu. Fakat, 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan MONDROS mütarekesi gereğince Ardahan tekrar Rusların sınırları içinde kalarak ordular eski sınırlara mevzilendiler.

Bunun üzerine Ardahan, 5 Kasım 1918’ de ilk Müdafa-i Hukuk teşkilatımız olarak Kars’ta kurulan Milli Şura adlı geçici Türk Hükümetine katıldı. Altı ay müddetle Doğuda Ermeniler, Kuzeyde de Gürcülerle mücadele edildi.

13 Nisan 1919’da İngilizlerin Kars’ı işgalle Milli Şura Merkezini dağıtmasına ve buraları Ermenilere vermeye hazırlanmaları üzerine, Kars’taki Karma Koalisyon kukla Hükümetinden, Türklerin Ermenilere karşı bir rakip kuvvet olarak bulunması gözetilerek Gürcistan’a el altından müracaatına göre, 20 Nisan 1919’da General Kvininatze idaresindeki bir Gürcü Tümeni Ardahan’ı işgal etti. Ardahan’da bir köyü tamamen ateşe verip yaktı. 25 Köyü tamamen yağmaladı. Yerli Milli Şura kuvvetlerimiz ise Gürcü kuvvetleriyle çarpışmaya devam etti. Buralarda bir tek Gürcü köyünün ve yerleşik Gürcü ailesinin bulunmaması çetelerimizin işini kolaylaştırıyordu.

İki delege ile Erzurum kongresine katılan Ardahan-Artvin-Batum Türklerinin Kurtarılma dilekleri, 7 Ağustos 1919'da Erzurum ve 11 Eylül 1919 tarihli Sivas kongreleri beyannamelerinde yer aldı. Son Osmanlı meclisinde de, 28 Ocak 1920 de imzalanan Milli-Misak’ın 2. Maddesinde, Ardahan’ın kurtarılması belirtildi. 18 Temmuz 1920 de Ankara'da Atatürk ile birlikte Büyük Millet Meclisi üyeleri de Milli-Misak üzerine antettiler. İngilizlerin Batum’u terk ederken Ardahan’ı Gürcülerin işgaline terk etmesi Atatürk tarafından protesto edildi.

Kazım KARABEKİR Paşa kumandasında ki 15. Kolordumuz Ermenileri mağlûp ederek yeni Türkiye’nin ilk askeri zaferiyle Kars’ı kurtardı. Sıra Ardahan’a ve diğer sancaklara gelmişti. Bunu da diplomasi yoluyla çözdük. Ardahan’ı ve Artvin’i işgal hazırlığımız ile tarihi ve etnik haklarımızı belirten bir ültimatomu 21 Şubat 1921 de Gürcistan hükümetine veren hükümetimiz on sekiz saat içinde müspet cevap aldı.

23 Şubat 1921 de sabah saat 6:30’da Harbiye vekili Fevzi Çakmak Paşa’nın Kars’ta Şark Ordusu Kumandanı Kazım KARABEKİR Paşaya verdiği telgraf emrinde şöyle yazıyordu; “Ankara Gürcü seferi şimdi 23 Şubat 1921 saat 4:45 de Ardahan ile Artvin sancaklarını bize terk ettiğini bildirmiştir.”

Osmanlı döneminde eyalet olan Ardahan, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında 1921 de vilayet oldu. Ardahan'ın ilk milletvekili ise, Deli Halit Paşa olarak bilinen Halid Karsıalan'dır. 9 Şubat 1925 Pazartesi günü saat 5:20’de Ardahan Millet Vekili Halit Paşa, Kel Ali namıyla tanınan Ali Çetinkaya tarafından bilinmeyen bir sebep yüzünden vurulmuştur. Ardahan'ın bir diğer milletvekili ise Hilmi Bey’dir. Bilindiği üzere Hilmi Bey, İzmir Suikastına katıldığı gerekçesiyle idam edilmiştir. 1926’ya kadar vilayet olan Ardahan 1926’da vilayetliği elinden alınmış, halkın tepkisi ve SSCB’nin dağılması ve bölgedeki gelişmeler göz önünde tutularak 3 Haziran 1992 Çarşamba günü 21247 sayıyla resmi gazetede yayınlanarak yeniden vilayetlik unvanı geri verilmiştir.
Ardahan'ın Turistik Yerleri
Ardahan Kongre Binası
Kesme taş ve sürmeli asma tavanlı olarak 1911 yılında inşa edilmiş olan yapı Osmanlı mimarisini yansıtmaktadır. Yapıldığı dönemde Rus İşgalinde olmasına rağmen 7-9 Ocak 1919 tarihleri arasında Ardahan Kongresi’ne ev sahipliği yapmıştır. Halid Paşa Başkanlığında çok sayıda delegenin katılımıyla yapılan Kongrelerde Mondros Mütarekesi şartları reddedilmiştir, Kurtuluş savaşının ilk ateşi yakılmış ve Kurtuluşa kadar savaşma kararı alınmıştır.
Ardahan Kalesi
Tarihi oldukça eskilere dayanan Ardahan Kalesi'nde yapılan kazılarda elde edilen değişik medeniyetlere ait kalıntılar, yörede ilk Tunç Çağı'ndan itibaren bir yerleşmenin varlığını ve bölgenin çeşitli krallıkların hakimiyetine girdiğini göstermektedir. Şehir merkezinin kuzeyindeki Halil Efendi Mahallesi ile, Şehir merkezini birbirinden ayıran Kura Nehri'nin hemen sol kıyısında bulunmaktadır.
Kale mimari açıdan dikdörtgen bir plan düzenini esas almıştır. Giriş açıklığı kemerinin hemen üzerinde Yapıldığı tarih Miladi 1544 olarak yazılmaktadır. Dikdörtgen plan oluşturan sur duvarları, baştan başa kare tabanlı ve çokgen planlı çok sayıda kule ile desteklenmiştir.
Şeytan KalesiÇıldır İlçemizin Yıldırımtepe Köyü civarında olan bu kalenin orta çağda yapıldığı tahmin edilmektedir Çıldır'a 1 km uzaklıktaki Yıldırımtepe Köyü'nün yaklaşık 1,5 km Kuzeydoğusunda Karaçay Vadisinde oldukça sarp bir alana yapılmış Şeytan (İblis) Kalesi


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

:: Sonraki »