KİM NERDEN GELMİŞLER
11/2/2008 · Kategori: KIM-NERDEN-GELDI
KÖYÜMÜZE KİMLER YERLEŞMİŞLER
Bu konudakı bilgilere köyümüzün ehli kamil insanlarının aktardıklar, köydeki arazi isimleri ve köyün yerleşim yeri yapısndan
hareketle saptamış oluruz(Köylerin yazılı Tarihinin olması mümkün değildir)
Büyüklerin ve köyün yerleşim şekline göre.
1-Gödek Oruçtu:Şimdiki(Yildırım.Dündar ve Sarıkaya soyadını taşıyanlar).
2. Eşrefler:(Kemerkaya soyadını taşıyanlar) Geliş yerler Akbaba.
3.Murat Öyü
Kızılkaya ve Kızılkaya soy adını taşıyanlar).Borçalının Fağrelıden gelmişler. 4.Gödehli:(Aksu soy adı taşayanlar).Borçalı nın Gödeyli köyünden gelmişlerdir.
5.Mollagil:(Karsu soy adını taşayanlar).Akbabadan gelmişlerdir.Molla Mutu Medrese tahsili görmüş alim insanmiş.Hatta Aşık Şenliğin yazmanlığını yaptığı bilinmektedir.
6.Halisgil:(tunç soy adını taşayanlar) Molla Halis Meşur bir aşıktır.En önemli eseri ağacanoğluna söylediği sözlerdir.Bu aileye
mensup olan insanlar farklı yerlere ikamet etmişlerdir.
7.Oruçgil:(Karacıngıl).Borçalıdan gelmişlerdir.Aileye mensup insanlar başka yerlerde ikamet etmektedirler.
8.Mollamuharremgil
Köroğlu ve Kazankaya soy adlılar).Kafkasyadan gelmişler.
9-Aydemirgil:(Aydemir soy adını taşıyanlar) Borçalinin Başgeçit reyonunun Yukarı Orazma Köyünden önce Yukarı Canbaza sonra köyümüze yerleşmişlerdir.
10-Binnetgil:(Aras soy adını taşıyanlar).Kazan Türklerindendirler.
11-Avdogil(Taşkıran soy adını taşıyanlardır).
ÖNEMLİ NOT:Köy halkının tamamı bir birler ile kan bağıyla bağlılar.Dayı ve yegen gibi.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
OKULUMUZ
10/2/2008 · Kategori: OKULUMUZ
KÖYDE EĞİTİM
Köyümüzde okur yazarlık oranı 100-100 oranındadır.
Köyümüzde okul 1959 yılında resmen açılmışltır.O zamana kadar okuyan insanlar Yukarı Canbaz Köyü İlk Okulunda okumuşlardırKüçük yaşta okula giden çocuklar çok büyük zorluklarla.kara bata çıka aç susuz okumuşlar.
Küçük yaşta okula giden çocuklar karta tipide yayan gidip gelirlerdi.Büyükler, küçük çocukları sırtlarında taşırlardı,bu nitelik terekemelerin okumaya verdiği önemin göstergesidir.
Köyümüzde ilk okul Yukarı Canbazlı olan Karabıyık oğullarının Misafir odasında yapılmaktaidi ve uzun yıllar o binada devam etti.
Köyümüzde çalışan öğretmenler
Görev Yapan Öğretmenler
1.Binali IŞIK
2.Hayrı EĞİNLİOĞLU
3.Mustafa YUCAK
4.Reis TÜKENMEZ.
5.Veyis DUMAN
6.Hüsrev BOZKURT
7.Basrı ÖĞÜTÜÇÜ
8.Servet HATUNOĞLU
9.Yücel Oruçoğlu
10.Kemal YILDIRIM
11.Nurettin KEMERKAYA
12.Tahsin AYDEMİR
....?
....
.....
Ufuk CELP
........
.......
.....?
NOT:Bundan sonra görevli olan Öğretmanlerimizin isimleri ÇILDIR İLÇE MİLLİ EĞİTİM
MÜDÜRLÜĞÜNDEN alınacaktır.
Damlıca Köyünden çok sayıda Üniversite mezunu ve halen ülkenin çeşitli Üniversite lerinde eğitim görmekte olan gençimiz bulunmaktadır ...
Eğitim gören,halen eğitimine devam eden.kamu görevlisi ve özel sektörde kariyer sahib köylülerimizin isim listesi çıkırılacaktır
......?
......?
1980 yılında Okulumuzun mevcudu 180 öğreci ve 4 öğretmen çalışmaktaidi. Şimdi ise öğrecinin az olmasından dolayı kapanmayla karşı karşıya,kalmaktadır.
Nedeni köyümüzden gurbet denilen ekmek kapısına göçtür
.....?
:::?
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
HİKAYE
10/2/2008 ·
KİZİROĞLU MUSTAFA BEY
Halk şiirimizde kavganın ve coşkunun en büyük temsilcisi Köroğlu'dur.Şiirlerinde öne çıkardığı kahramanlık, savaş, yiğitlik vb. konular, şair olanKöroğlu ile eşkıya Köroğlu'nu halkın zihninde kaynaştırmıştır.
Şu ana kadar bu adı almış yüzlerce şair ve eşkıya 'Köroğlu' türemiştir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, şairKöroğlu ile eşkıya Köroğlu birbirlerinden ayrı kimselerdir.Ancak, dikkatimizi çeken bir nokta daha var ki, o da her iki Köroğlu'nda yiğitlik ve şairlik gibi iki özelliğin bir arada bulunmasıdır. İster şairKöroğlu olsun, ister eşkıya Köroğlu, kahramanlık ve şiir onların hayatlarından hiç eksik olmamış ve 'Köroğlu' dendiğinde her zaman bu iki kavram akla gelmiştir.
Aşağıya aldığım eşkıya Köroğlu ile Kiziroğlu Mustafa Bey arasında geçen şu olay,Köroğlu'ndaki kahramanlık ve şairlik özelliklerini bir arada yansıtması bakımından çok çarpıcıdır.
Osmanlılar devrinde küçük köylerde hükûmetle halk arasında vasıta olan memurlara kizir denilirdi.Bir tür muhtar, yani.Mustafa, işte böyle bir kizirin oğludur. Kars civarında Kısır Dağları'nın eteklerinde ata binerek, ok atıp kılıç sallayarak büyür.Haksızlıklara hiç tahammülü yoktur onun.Bu yüzden kısa zamanda ünü dört bir yana yayılır ve o yörenin efendisi olup asayiş ile hüküm sürmeye başlar.
Gel zaman git zaman, batıdanKöroğlu adında bir yiğit çıkagelmiş köye. Buralarda adaletsizlik olduğunu sanarakKısırDağları'nda bir derede mesken tutmuş ve Kiziroğlu'nun yöreden ayrıldığı bir vakitte köyünü ele geçirip bir kale inşa etmiş.Kiziroğlu geri geldiğinde olanları görüp,
- Bu kim ola ki benim yurdumda kal'a kurup hüküm yürüte!diye çıkmış Köroğlu'nun karşısına. İki yiğit birbirlerinin zalim olduğunu sanarak günlerce dövüşmüşler.Köroğlu'nun Kırat'ı ile Kiziroğlu'nun Ala Paça'sı da sipahileri gibi birbirleriyle mücadele ediyorlarmış. NihayetAla Paça,Kırat'ı yenince Kiziroğlu bundan cesaret almış ve:
- Ala Paça bu Köroğlu'nun atını alt etti. Ben de onu yensem gerek, deyip hırs ile saldırmış.O sırada Köroğlu'na bir ürperti gelip şöyle aman dilemiş:
- Dur bre yiğit!Bana azıcık mühlet ver, gidip yoldaşımla ve karımla helallaşayım!
Kiziroğlu mühlet vermiş ve Köroğlu helalinin yanına varıp sazını şöyle dillendirmiş.Görelim ne söylemiş:
Bir atı var Ala Paça, peh peh peh
Mecal vermez Kırat kaça hey hey hey
Az kaldı ortamdan biçe
Ağam kim, paşam kim, nigâr kim, hanım kim?
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey'in oğlu
Zor Bey'in oğlu
Hay edende haya teper, peh peh peh
Huy edende huya teper, hey hey hey
Köroğlu'nu suya seper
Ağam kim, paşam kim, nigâr kim, hanım kim?
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey'in oğlu
Zor Bey'in oğlu
Bir fendinen geldi geçti, peh peh peh
Hışmı dağı deldi geçti, hey hey hey
Ağam kim, paşam kim, nigâr kim, hanım kim?
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey'in oğlu
Zor Bey'in oğlu
Meğer Kiziroğlu, kaçmasın diye hasmını evine kadar takip etmiştir.Karısına söylediklerinin hepsini duymuş, duygulanmış ve sonra kendinden utanmış.Orada Köroğlu'nun canını bağışlamış, boynuna sarılıp helallik dilemiş.İki yiğit, birbirlerinin zalim olmadıklarını anlamış ve dost olmuşlar.Köroğlu, bu dostluktan memnun olarak Kiziroğlu'nun yurdundan ayrılmış. O günden sonra Kiziroğlu'nun namı bir kat daha artmış.Yiğitliği, adaleti ve civanmertliği dillere destan olmuş.Sonradan onun yurduna "Kiziroğlu" diye ad koymuşlar.Şimdi Kısır Dağı eteklerindeki Kiziroğlu köyü, onun hatırasını yaşatmaktadır.
Şu ana kadar yaşamış "Köroğlu" unvanlı kimselere bakarak bundan sonra gelecek "Köroğlu'ların" da yiğitlikleriyle beraber şiirleriyle de dilden dile dolaşıp destanlaştığını göreceğimizi zannediyoruz.
KAYNAKLAR
"Yeni Yazı",Güz-1999-İstanbul.
Nihat Sami Banarlı, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi I, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul, 1990.
M.Fatih ALKAYIŞ
Gaziantep Üniversitesi Adıyaman Eğitim
Fakültesi Araştırma Görevlisi
Yorum (yok) Yorum yaz!
DÜĞÜN
10/2/2008 ·
DÜĞÜN GELENEĞİ
Düğün geleneği denilince, aklımıza ilk gelen kutsal olarak
kabul ettiğimiz evlilik müessesi gelir.
EVLİLİĞİN GERCEKLEŞMESİ İÇİN GEÇEN DEVRELER
1.Kız beğenme.
2 .Kız isteme, şirinlik.elcilik(Nişan).
3.Nişanlılık.
4.Nişanlılık.
5.Kesim kesme(Düğün tarihi, düğün hazırlıkları.)
6.Düğün.
KIZ BEĞENME
Kız isteme serüveni; Kızın evlenecek erlerle tanışması ile başlar.
Tanışmanın ilk safhası düğünlerde, su yolunda,yaylada, sağda solda
Görmekle başlar. Erkek kızın dikkatini çeke bilmek için bir sürü korlar
yaparlar, hiç bir fırsatı kaçırmazlardı. Kızın dikkati çekildikten sonra, eğer
olumlu sinyaller alınırsa ataklar başlar. Aracı bayanlar aracılım ile kızın
Ailesine yanı kızın en yakınına aktarılır. Bu olay kızın annesine, babasına
ulaştırılır. Aile için de beyin fırtınalar oluşur. Bu değerlendirme dikkat et-
tikleri hususlar.
Bu halk deyimi kız almada ki kıstaslardan biri.
" KENARINA BAK BEZİNİ AL, ANASINA BAK KIZINI AL"
A-Damat adayının dürüstlüğü.
B-Çalışkanlığı,
C-Alışkanlıkları.v.e. araştırmalar yapılır.
Tabiî ki,aracılar dur durak vermeden git gel yapmaktan usanmazlar.
Bu arada kızla oğlan konuşma olanakları bulurlar. Eğer kabulse aile içinde
ki görüşmelerin sonunu bekler.Her ne olursa olsun nihaiyi kararı kız ver
Aile meclise inin kararı sonuçlandıktan sonra, evleneçek kıza danışılır. Kızın
kararı asildir, ayır derse aracılara bildirir iş biter.Eğer evet derse,yinede aracı
işbaşında,aracı oğlan tarafına haber verir kabul ettiler,kızı veriyorlar dır.Ve
hediye verirler.Buna müjde denilir.,Artık elcilikte,
KIZ İSTEME-ELCİLİK-ŞİRİNLİK(NIŞAN)
Bir heycan, bir telaştı başlar oğlan evinde.Çünkü: Elçiliğe gidilecekti.Yak-
ın akrabalar ve iki tarafında çok sevdiği insanlarla kız evine gitmek için toplan
ır.Özellikle, akşam üstü gidilir.Kız evide misafir gelecek diye hazırlıklar yapılırdı.
Daha tertiple düzene karşılamak için gelin adayı daha heyecanlı.
Artık misafirler yolda,misafir sahibi tetikte kız evine gelindikten sonra hoş
beş yapılır.Sağdan soldan sohbetlerle çaylar,kahveler içilir gece ilerledikten
sonra damat adayının babasının heyacanı artar ve dayanamaz konu açılr,
Bu kısımda karşılıklı konuşmalar başlar sizlere konuyu daha iyi anlata
bilmem için olayı dramatize etmeğe çalışacağım.
Kız ve damat tararlarının kahramanlarını belirlememiz gerekmektedir
daha anlaşılır olması için.
Damat tarafı:
Ahmet dayı-Damadın babası.
Hasan amça-Damadın amcası.
Ekrem Bey-Damadın dayısı.
Kız tarafı:
Memat day ıKız babası
ALI DAYI: Kızın dayısı
Musa.Kişi.:Kızın dedesi
Evet artık beklenen zaman geldi,herkes toparlandı düzgün oturup pür dikkat
ne konuşulacağını merak etmeye başladılar.(KAPININ ARASIDA DAMADIN
EVİDE HAREKETLİ VE HEYACANLI BİR BEKLEYİŞ
SÜRER. NE HABER ÇIKAÇAĞINI MERAK EDİYORLAR.
-Ahmet Dayı:Mehmet hiç sormuyorsun neye geldiniz.?
-Mehmet DAYI:Ahmet efendi o ne demek konağa neye geldiniz diye sorulur mu?
Hasan Amca:Ama konağı bu saati kadar oturmaz kı.İşimiz var güçümüz var.Sabah
erken kalkacağız.
-Alı dayı: Fenamı oldu gelmişten ,geçmişten anlattınız.
-Ekrem Bey. Sözü uzatmaya ne haçat var. Komşular hayırlı bir iş için sızı rahatsız ettik.
-Musa Kışı:Ne rahatsızlığı a balam.
-Ahmet Dayı: Allahın emreyle,peyganberin kavliyle kızınızı oğlumuza istiyoruz.
Hafif bir sessizlik sardı,koskocaman aşk anayı.Hemen atak dededen geldi.
Musa Dede:Hele sabır edin bizde yakınlarımıza.kıza,kızın kardeşine danak danışsak
bize mühlet verin der.
Oradakilerin israflarına rağmen ertelenir ve çıkar giderler.Kulakları kız evinden gelecek
olumlu haberde. Gelip gitmeden alınganlık yapılmaz.
"Kız, kapısı,gala kapısı"
"Elciğe zeval olmaz."gibi deyimler yerine oturmuş olur.,
Bundan sonra tekrar olay aile meclisine taşınır,aile içinde görüşüldükten sonra,gelin
adayına son defa kararı sorulur.Kız evet ben evleniyorum dediği an mesele bitmiştir.
Tabidirki: Kız tarafı işi rolentiye alır kı,daha
"Kız evi,naz evi.".
"Ağır ol,batman gelsin."sözü bu tür olaylarda bir davranış biçimidir. kıymete binsin diğe.
Bununla ilgili söylenmiş Ataların sözlerde mevcuttur.
Belli zaman dan sonra aracı olan .(çöpğatana)haber iletilir.Çöpçatan damat tarafına tez
elden haberi ulaştılır.Kızın evlenmesini kabul ettiler diye.Bu haber ulaştıktan sora sanki
damat adayının evinde bayram havası hakim olur.Koş-
uşturma başlar şirinlik için alış veriş yapılır.Bu hazırlıklar bittikten sonra ren-dovü günü
gelmiş olur.Damat tarafından şirinliğe geleçek olanlar,temiz ve yeni giyisilerini giyerler.
Tabi ki ilk ziyarette gelenler birde hatrı sayılan saygın şahsiyetler davet edilir.
Gel gelim gelin adayının evindeki hazırlıklıklara.En genel temizliği gözden geçirilir, ikram
hazırlıkları yapılır alış verişler tamamlanır.misafirler beklenmeye başlanır.
Damat adayı tarafı akşama doğru, gelin adayının evine hayırlı iş sonlarndır
maya giderler.
Gelin adayının tarafı saygı ve hürmetle karşılar misafirleri.
Yine olayı dramatize etmede yarar var diye düşünüyorum.
Aktörler aynı aktörler.
Çay, kahve ve yemek ikramından sonra muhabbet başlar.
Ekrem Dayı:Neye sizi irahatsızelledğımızın, sebebinden malumatınız var.
Musa Dede :Ay oğul safa geldin hoş geldin.
Hasan Dayı :Öle döyül ay lele,Allah var eylesin her vağit yeyif,içtiğimiz
öy.
Alı Dayı:Haydı danışın a ezız koağlar, görey bu ehemmiyetti zad nedi.
Ahmet :Hamınızdan üzgaralığı eylerem.Men oğluma(gedeme)Allahın emri peyganber
efendımızin gavlıyla .Mehemet kardaşımın kızını istiyerem.
Ortalığı bir sessizlık alır.O arada.
Musa Dede:Ay oğul Allahın emri varsa ne diyeh.Allah hayırlı eylesin,
Allah bir yas tığda kocasınnar.Hayırlı olsun.
Bu defa odada ses şamarsa aldı başını gider.
Alı Dayı:Ele şadlığınıza şıddiğ eylemeyin hele noldukun.İş kesime gelsin
görey dayanırsınız mi?
Aradan bir fısıltı yayıldı otağın ho0ş havasının içine,
"Harmana giren porsuğ,dirgene dayanar."
Üç,beş kişi bir ağızdan hece doğrudu dediler.
KESİM:Kız tarafının adet ve ananelere göre talep ettiği Başlık,altın,kemer-
yun.V.E.benzeri malzemelerin belirlenmesidir.Tabi kesim konusunda aile içinde
önçeden mutabık kalınmıştır.Bu bilgiler yaşta büyük olan insana verilir
yaşlı insana saygıda kusur işlenmesin diye sözcü yaşlı dedeler veya bir başkası olur.
Söze yine
Ekrem Dayı başlar (damat tarafının sözcüsü) Ay imanına gurvan Musa Dede ,
mende bir oğlunam, eyle elle ki .
"Ne köz yansın,nede kavav."(uygun olanı yap.)
-Musa Dede:"El geçen dereden sende gecersen ,a bala."Der ve başlar.
Kesimde belirlenen değerlerin tamamı alınmaz.
Buarada damat tarafında bir kişi söylenenleri not eder.
1-Başlık senbolık miktarda para.
2- Sallama gümüş kemer.
3-Beşi birli.
4-2.Macar büyük altın.
5-8 Tane cumhuriyet altinı.
6-100 kg yıkanmış yün.v.e.eşyalar..
Hatır gönül pazarlıklar başlar bu davranışlar, renk katar oturuma.
Fazla bulunan eşyalar en alt sevyeye cekilir.Ve şirinlik faslı başlar.
ŞERBET İÇME:Gelinin sözünü aldıktan sonra,şerbet ikram edilir 2.şerbet
damat tarafının temsilcisine verilir.Çünkü:Şerbeti sunan insana bahşiş verilir
buda eski adettendir.Damat tarafına duyrulur haber getirene bahşiş verilir.Ve
gelin görme işlemleri başlar.
YENGE:Gelinin düğününe kadar,geline refakatcılık yapan genç akrabadan olan
bir gelin.
GELİN GÖRME:Şirinlik içildikten sonra geline kırmızı duvakla yengeninrefa
katınada damat tarafına hoş geldin der.İlk odaya girince saygı revansı yapar gelin
ve yengesi(temannah)ederler.Damat tarafından bir kişi gelinin duvağını
açar.Gelinin percemini acan bahşiş verir.
Orda bulunan damat tarafı olanlar geline para takarlar buna gelin görme
denir.Gelin gittikten sonra şirinlik başlar.
ŞİRİNLİK:Gelin nışanlama bittikten sonra.Şeker ve kuru yemişler cinsinden
ikramlar yapılır. Bu malzemeleri damat tarafı getirir.Bunlarla
birlikte yüzük gibi takılar getirilir.
Yüzüğün takılmasyla kuruyemiş ordakılarına ve konu komşuya dağıtılır,
Kız almanın ilk basamağı tamamlanır.
N I Ş A N L I K
NİŞANLILIK:Kız almadan düğüne kadar olan dönem. Bu dönemde belli
aralıklarla gelinin ziyaret edilir.
GELİN GÖRME:Gelinin evine gidilir,bu gidişler geline değişik giyisiler alınır
.Gelinin birinci derecede akrabalarına hediye alınır.Gelini normal zaman-ların dışında
.Zorunlu gelin görme dini bayramlar ve nevruz bayramıdır.
Gelin görmeye örnek olarak Nevruz Bayramını örnekleyerek açıklayalım.
Çünkü:Gelin görmede yapılan işler aynıdır.Bayram çalık denir bayramlıklar.
Çok önemli bir enek not düşmek gerekir. Nevruz bayramı Türk Milletinin en
eski ve tek bayramıdır. Türk Milleti Atalarından kalan mirasa hep sahip çık-mışlar
ve laık olduğu önemi vermişler.
Gelin görme için damat evinde sıkı bir alış veriş başlar.Bu alış veriş için alınaçak
eşyaların listesi günler önce aile meclisinde hazırlanır,
Gelin görmeğe genellikle, bayan ve bay birlikte giderler.10-15gün gelinin
evinde misafir kalırlar.
Listede gelin ne çeşitli giyişsiler alınır,gelinin ailesinin yakınlarına hediye alınır
(Bunlara nemer denilir).
Gelini görmeye gidecekler yola çıkmadan önce gelin evine haber verilir gel
in tarafına hazırlıklar yaparlar. Gelin görmeye gelenler çok iyi bir şekilde karşı-
lanırlar. İzzetin ikramın en mükemmeli yapılır.Yine gelinin yengesi geline refakatcılık
yapar gelinle gelenlerin huzuruna çıkarlar gelin görümlüğü verikir.
artık ikramları gelın yapar,misafirler uyumadan uyumazlardı.
Ertesi gün yine gelin erken uyanır kahvaltı hazırlıkları yapar. Misafirler kalınca su
sabun hazır halde onlara hizmet eder kahvaltı verilir .
Misafirlerin getirdikleri eşyaları(Hurcunu) açmazlar konu komşudan yakın
bayanları davet edilir onların huzurunda açılır.Onlara gelen hediyeler(nemer)
verilir tabi kuruyemişlerle birlikte, gülmeler eğlenmelerle toplantı güler yüzle biter.
Nemer dağıtılanlar gelenleri davet eder en leziz sunular yaparlar bu olayda memnuniyet
çok önemsenmekteler.Gelin görmenin bitimine gelince
gelin elemeği göz nuruyla ördüğü yün çorap ve kazakları hediye olarak dam-
adın evindeki kişi başına birer tane gönderir. Gelin görme geleneği misafirle-
rin gitmesiyle son bulur. Bu gelenek tekrarlanır.
DOSTLAR BU GELENEKLER BİR YIĞIN İNSANI İÇİÇE GETİRİR PAYLAŞMA
NOKTASINDA MUTLU VE HUZURLU KILMAKTADIR.
Düğüne kadar kesimde belirlenen malzemeler hazırlanır.Düğün hazırlığı yapılmaya
başlanır.Düğünlerimiz sonbaharda yapılır.
BAYRAM ÇALIK
Nişanlılık süresinde olan dini bayramlarda gelini görmeye gidilir.Gelin görü-münde
geline çeşitli hediyeler alınır.Bunun dışında ev halkına da küçük hediyeler,ceditli mey
veler alınır.Gelinin yengesine ve komşularına nemer(hediye)alınır.Ancak komşulara
gelen nemere karşılık alınır.Nemer verilen
Komşular gelin görmeye gelenleri davet eder. Gelin görmeye elti(gelinin eşinin kardeş
lerinin hanımları).Bu kon ağlık on, on beş gün sürer.
Gelin görmede olmazsa,olmaz mahalli yemek ketedir.
NOYRUZLUK
Noyruz atalarımızın Orta Asya dan ,Derbentten,Borçalıdan ve göyceliden buyana
şölen ve şenlik yaptığı,tek bayramdır.
Noyruz;Yeni gün anlamındadır.Noyruz ilkbaharın gelişini kutlamak için yapılırdı.Uzun
kardan kıştan kurtulmanın heyacanıyla kutlanır.Ogün en iyi gibisiler giyilir.
Gelinin yanına gidilir.Damatta gider.
DÜĞÜN HAZIRLIKLARI
Düğün hazırlıkları ilk kesimde tespit edilen eşyalar alınır.Daha sonra düğün gününü
belirlemek için, erkek tarafından birkaç kişi kız evine gider.
Artık toyu yapalım derler ve kabul edilir.Ama verecekleriniz var denilir.
Kesim kesilir.
Kesimde gelecek atlı ve komşu sayısına göre yiyecek listesi yapılır.Resmen düğün
Hazırlıkları her iki tarafta başlar.
ERKEK TARAFINDA YAPILAN HAZIRLIKLAR
1.Gelin tarafına verilecek malzemelerin gönderilmesi.
2.Düğüne davet edilen misafirlerin davetiyesi(Toy kağıdı)
3.Düğünün yapılacak mekanın dayanıp döşenmesi,bunun için konudan komşu
dan hatta komşu köyden malzeme toplanır.Düğüne erkek tarafının çevresine göre
davetiye yazılır.(Genellikle düğün mekanı 1000-1500 kişi alacak yer olması gerekir
Çünkü;Düğün bir hafta sürürdü.
4.Bölgenin en iyi 3-5 ozan davet edilir.Davul zurna kiralanır.
5.Misafirlerin ağırlanması için alış veriş yapılır.
6.Damat sağdıcını belirler köy gençler de hazırlıklar yaparlar.
KIZ TARAFINDA YAPILAN HAZIRLIKLAR
1.Artık kız babası evinde misafirdir.Hazırlanan cehizler tamamlanır.
2.Komşular,gelini ve kızın sağdıcını davet ederler.
3.Kız tarafı da yakınlarını düğüne davet ederler.
4.Her iki tarafın köylerinde ki komşularda misafiri en iyi sekil de
ağırlamak için ellerinden geleni yapmaya çalışırlar.
5.Ellerinden geldiğince resmi nikah yapılırdı.
6.Son hazırlıklar gözden geçiril Bölgenin en iyi aşçısı (Aşvaz) getirilirdi her iki
taraf ta aynı işi yapardı.
Düğün günü geldiği gün kız tarafı ve komşular misafirleri
beklerler.
Erkek tarafı kızı almak için gidecek insanlarla kızı almaya
giderler (atlı)gelin tarafı büyük bir törenle karşılarlar misafirler
paylaşırlar. Oğlanın yengesinin kapısı basılır
Bahşiş alınır. Dayanan döşenen yerde âşıklar söyler divan kurulur.
Gecenin bir zamanından sonra gelinin çeyizi liste edilir. Bu
liste şahitler huzurunda yapılır. Muhtarda listeyi onaylardı.
Cerhiz de genellikte elişi göz nuru olurdu.
1.Kafkas motifi hal ve kilimler.
2.Yatak takımları.
3.Derme kilimler, farmaclar (yataklık)
4.Halı yastıklar.
5.Tüy yastıklar.
6.Türk motifli çarşaflar,yatak örtüleri.
7.Kanepece işi.
8.İnce işlemeler.
9.El örme yün kazaklar, yün çoraplar.
10.Mutfak eşyası.
11.Sandık.
12.Geline ait eşyanın tamamı.
13.Kapalı kutu(gelinin ilerde zor hallerinde hak edişleri)meblağ
büyük miktar olur. V.B. eşyalar.
BU EVLLİLİK SÖZLEŞMESİ OLARAK KABUL EDİLİRDİR. Karşılıklı
imzalanılır taraflara verilir yazıyı yazana da hediye olarak kızın
cevizinden bir çift çorap verilir. Çeyiz listesindeki malzemeler ve
ismi saklı tutulan yüksek para miktarı yazılır. Bu tutanakların man
tığı iler ki yıllarda evlilik kurumunda bir sıkıntı olursa kızı mağdur
etmemektir. O belgede yer alan ürünler günün koşulluna göre hes
aplanır bayana taktım edilirdi. Bu belgeye benzer bir düzeltme ülke
mizde 2006 yılında resmileşti. Atalarımız bu işi çoktan halletmiştir.
Sağdıç evinde kızlar eğlenir kına yakılma başlanır. Çeşitli türküler
söylenir ”Kınayı getir ana” “Yüksek tepelere ev yapmasınlar” gibi
durgusal türkülerle ayrılık mesajlar verilir. Sonunda geleneğin biri
de şah kaldırmadır. Şah kaldırma gençlerin çeşitli eğlence ve güreş
ler tutulur bunlara kaynata hediyeler verir. Şah yengeye teslim edilir.
Şahı getirene yenge bahşiş verir.
Artık misafirler komşularca götürülür ellerinden geldiğince ağırlanır.
Hatta toy atlısı gibi ağırlandık diye. Bir deyimde vardır.
ŞAH: Buluna bildiği kadar çeşitli şekerleme ve meyveler sağdıç tarafın
dan alınır . Meyveleri şaha özenle dizilir.
Bu fasıllardan son toy atlısı misafir yerlerine gider. Bir sürü ikramlardan
sonra erkenden gelini almaya toplanır toy atlısı ve komşuluk. Artık cehız
yüklenir evde tatlı bir telaş gelinin başı bezenir, bir taraf neşeli diğer taraf
hüzünlü. Sıra gelinin belini bağlama kardeşin işi bel bağlama bahşişi verilir.
Davul, zurna acıklı parça-lar çalarak anayı ağlatır. Gelin çıkarken kapı basılır,
adettendir at,silah istenir bah-şiş olarak.Artık gelin atlanır.Çevrenin en iyi
binicileri ve en iyi atları papağa git-mek için hazırlanırlar.Müjde yastığını
yengeden alarak damadın evine kim erken ulaşırsa müjde yastığı için bir
bahşiş alır,hem de ünlenirdi. Artık gelin damadın evine yönelmşitir. Yolda
kıyasıya atların yarışı, gelin arabasının önüne koyun sürüsü sürülür eğer
gelin tek elle koçu arabaya alırsa koç gelinin olur, alamazsa
Koçun fiyatı kadar çobana bahşiş verilir.
DÜĞÜNÜN İKİNCİ AYAĞI
Günlerden önce hazırlıklar yapılmış. Attırın toplanacak köyün en geniş
yeri döşenir,davul-zurna hazır,yörenin ünlü ozanları davet edilmiş.Komşu
hazırlık-larını yapmıştır.
Gelin kapıya gelince, kurban kesilir gelinin ayağına tahta kaşık konulur
ve kırar. Damat, sağdıçve arkadaşları gelinin içeri gireceği kapının bacasında bek
lerler gelin evin eşiğinden içeri girince damat elmayı gelinin kafasına. Meyveyi
Çocuklara atar, ondan sonra gençler damadı ve sağdıcı iter kalkar şakalaşırlar.
Misafirleri karşılamak için komşu sıraya geçer adata bir birleriyle yarışırlar mı-
safir kabul etmek için Misafir olarak kabul ettikleri insanların kırbacını, atkısını,
tespihini alırlar. Eğer bu eşyalardan birini vermezlerse misafirliği kabul etmiyor
anlamına gelir.
Köy gençleri hizmeti üslenir. Atlıyı karşılar ve düğün mekânına alınır. Âşıklar
ortada çalıp çağırır.
—Gelen misafir Aşk olsun âşık.
—Aşkı çemalın olsun der âşık. Yerine oturur hemen çay verilir.
Bu tavır sürer gider.
Âşıklar da boş durmaz. Met etmeler başlar. Örnekler. Sözlü edebiyat bölü-
münde sunulacaktır…
Davul zurna gençlerin eğlenmeleri için çalar. Yallılar çekilir, barlar tutulur, tek
oyunlar oynanır. Davulcuda şavaş söyler tümen şavaş, gel yavaş yavaş der ismini
söyledikleri insanlardan bahşişini alır(sözlü kültür bölümünde anlatılacak)
Bu eğlence misafirlerin dağılmasına kadar sürer, gelin görmeyle biter.
Misafirperverlikle, komşu ağırlarlar. Akşam yemeği için hazırlıklar yarılır.
Havlular, çatal, kaşıkları hazırlar misafirin toy öyünde yemek için hazıklar yapılır.
Atışmalar yapılır aşıklar arasında yarenlikler biter.Sıra yığa mata gelir.
ÇOK ÖNEM VERİLEN KONU YIĞAMATTA HİÇ BİR KİMSE BİR BİRİNDEN FAZLA
SİNİYE ATAMAZ ATILIRSA HAKARET SAYILIR. ÇÜNKÜ; HİÇ BİR ŞAHIS BİRİLERİNİN
ÜZERİNE ÇIKAMAZ.BU ONURLU OLMANIN NİTELİĞİ SAYILIR.ZENGİN FAKİR FAR
K ETMEZ.
Yığa matı sayılan sevilen kişi yapar. Yığa matın belli miktarı vardır. Oda bir önce
ki düğünlerden olan miktardır.
Yığa matın başlaması sini(para toplanan tepsi .tepsiye de kırmızı bir vala serilir)
mecliste en yaşlı şahısın önüne konulur,verilen para yüksek sesle söylenir ve devam
edilir her para verilişte bereket versin denilir. Para toplandık-tan sonra düğün sahibi,
orta yere çıkarak ATTIYA KÖYLÜYE ALLAH BEREKET VERSİN DER. Hemen yemek
verme başlar. Yemekten sonra gelin görecekler başka yere alınır.Gelin yüzü duvaklı
gelir,Gelinin yengesi,damadın yengesi birde gelin o insanlara temenna alır,Damadın
yakının biri gelinin duvağını acar tabi ki bununda bir bedeli vardır.Diğerleri de geline
bahşiş verirler.Aşıkta son sözlerini söyler, lambalarda gaz kalmadı,aşıklarda söz
kalmadı yatmanın zamanı geldi der düğünü bitirir.
Artık misafirler ağırlanır. DÜĞÜN SONA ERMİŞTİR.
cildirlikarapapak
Yorum (yok) Yorum yaz!
OYUNLAR
10/2/2008 · Kategori: OYUNLAR
GELENEKSEL OYUNLAR
Kars, geleneksel oyunlar baklmmdan en zenğin illerdendir. Bunun nedeni degişik kültür birikimi olan insan topluluklanmn yöreye yerleşmesidir. Türkmen boylan. Azeriler ve Dogu Anadolu yöresi insanlanmn oyunlan bir arada görulebilir .
Halk oyunlarl : Kars, halk oyunlan yönunden, bar bölgesine girer. Halaylara ve semahlara da kimi, ilçe ve köylerde rastlamr. Tek halkall. çift halkalı oyunlar
aldugu gibi, karşllama biçiminde oynanan ayunlar da vardlf .Kars halk oyunlan ç0gunlukla kaçma (kadm-erkek) oynarur. Kars'm kimi ilçelerindeki oyunlarda nitelikli bir gbrunum açlsmdan, Kafkas oyunlanyla benzerlikler gbrulur. Orta oyunu bzelliğinde konulu, bykulu danslarla da gunluk alaylar, savaşlar ve alaganustu konular simgelenir. N anay denilen, çalglslz oyun havalan da yaygmdlf .
Bara Artvin ve Kars ybrelerinde l.yallı" denilmektedir. Toplu barlara genellikle küçük ybrelerde rastlanmaktadlf. Daglık ybrelerdeki barlar çagunlukla beceri gerektiren hlZlı oyunlardlf. Açlk havada davul zurna, kapalı yerlerde ney ve davul eş
liğinde oynamr
Duz Bar'a, Aglf Bar, Bar Sekmesi, Tutiye, Mahmudiye, Aşlfma (Tek Ayak Bar ), 0ç Ayak Bar, çember Slçratma (Tik Bar). Bekir-Bengi, Karapurçek. Ters Bar, Tek Tamzara. çift Tamzara, Sarhoş Ban, Daldalar, Tavuk Ban, Ezingan Deresi, Kars.m Onu, Duma Bc,n, Hoşbilezik (Altun Yuzuk), Mustafa Ban, Kotan Ban, Can Maral (Gbçerğin Vurdum), Zencirli Kbroglu, Dur Yerinde (şuregel Ban), Ardahan Ban, Yayla Ban, Kbroglu Ban, Koçan Ban, Temur Aga, Deliloy. Laçm Ban, Papuri (Pagpuru), Sallama, Gulum Oglan, Ay Işlgl, Bir Gul Ektim, Diz Klfma, Klf-Al, Boyakçlmn Gelini. Hey-Nan, Kundurayl Mar Boyarlar, şerbeti Kaldl Tasta, Bu Gelen Nahlf mldlf , şarul, Almalı Daglar, Senalar, Bizim Bagda, indim Derede Durdum, Dagdan Kestim
Degnek;
Karapapak denilen Türkmenlerin oynadlgl Terekeme, Aglf Terekeme, Tellice, Lezgi (Hengi), Koloş, Orta çala, Susen Sumbul, Kalender, Memmet Baglf. Almadere, çil Horuz, Duz Yallı, Nan, şanalım, Kesme;
Azerbaycan aslllı topluluklann oynadlgl Edilceben Senem , Ceylani, Askerani (Gence), Mirzayi. Kaşengi. Lezgi, Beşaçılar. Nez Beri (Naz Ban), Lale. Kuçeler (Kbşeler), Enzeli, Karabag, Uzun Dere. Arzuman, Igdlf Yallıs1, Sincani (Zengani). Gumuru Yallıs1, Gulbi;
Dogu Anadolu'dan gelen topluluklann oynadlgl Delilo, Koççeri, Gble'nin Duzu, Hay Mala, Nare, Lorke, Gaçke Ban, Kule, Hey Nan, Berzini, çepik, Hekari gibi halk ayunlan oynanmaktadlf .Bunlarm en bilinenleri şbyle oynamr:
Lezgi : Azeri oyunlanndandlf .Tek, ikili, ,"
alaca dizi (kadm-erkek), toplu karşılamaz gibi degişik adlar alır. Tek oynandlgmda "Lezinka" denir. Toplu oynamrsa, yöreye göre Lezgi, Lehuri, adlm alır. Oyunda erkek kartalı, kadmsa SUlunu simgelemektedir. Oyuncular halız aluşturur, dönerek oynarlar, arada bir durdurulur. Bu slfada oyunculardan biri, kimi kez alamn ortasma f1rlayarak özel gösteri yapar. Tek kişilik gösteriler slfasmda halkadakiler el ç1rpmakla
yetinirler .Pappuri : Yerli oyunlardandlf .Oyun sallan mayla başlar, sert hareketlerle hlzlarur. Ağırlaşarak ve hlzlanarak suren ayunda birden durulur. Klzlar ortaya f1rlar. elele t'Utuşup bir kez döndukten sonra yerlerine geçer. Bu kez aym hareketi erkekler yapar .
ilk figurlerdeki saga sola sallanarak yürüme, küçük bebeklerin yürüyuşunu andudlgmdart, oyuna bebek anlamma gelen, 'Ipappi"den tureyen Pappuri denildigi samlmak tadu .
(Üç Ayak : Yerli barlardan 0ç Ayak, hareketlilik ve çeviklik gerektiren bir oyundur. Oyun suasmda ayaklar uç kez yere vurulur. 0ç kez de yerinde sayar. Adlm da bu uçlu hareketlerden almlştu. KIZll-erkekli oynamr .
Terekeme : Kars'ta yerleşmiş bir Türk boyu olan Terekemelerden (Karapapak) almlştlr. Terekeme erkeklerinin almganllglm, yigitliğini; kadmlanmn ise agu başlı, çekingen davramşlanm yansltlr. Oyun çok aglr bir havada, iki klZ oyuncunun, seyircileri ellerindeki mendili başlanna ve göguslerine göturup selamlamalanyla başlar.
Döne : Erkek ve kadm birlikte oynanan yerli oyunlardu. Genellikle uç klZ. dört erkekle oynamr. Agudan başlar. gittikçe hlzlamr. Oyuncular elele tutuşur. iki adlm saga sekilir, sonra uç adlm sola yürünur. Tempo hlZlandlkça yürüme ve sekmeler slçramaya dönuşur. çökmelere de yer verilerek oyun surdurulur. Bu suada Türkusu yinelenir:
Yar dane, dane, dane
N'oldu sevdigim sene
Laçın-: Klzlı-erkekli oynamr. Kaglzman da oynanan biçimi şöyledir: Oyun sag ayakta sallanmayla başlar. iki sag, iki sol yerinde sallanarak yürünur. Agudan başlayan oyun git gide hlzlanu. Sonra Ters Laçm oynanmaya başlamr. iki saga yürünur. sallama yapılır. 0 ç sola çekilir. Yeniden sallama yapılu. Oyun böylece surer. yalmz erkeklerle oynandlgmda çökmeler, atlamalar ve daha çevik hareketler yapılu. Ters Laçmda ters yönde ilerlendigi için, oyuna bu ad verilmiştir . Türkusu şöyledir:
Laçln bana laçln bana
Destele ver saçln bana
Ters Laçinde ise:
Lohoy lohoy laçlno
Dander gelsin laçmo
Kıskanç : Bir erkek ve iki klZ tarafmdan oynanmaktadlr. ilkin beraber ve hareketli bir muzikle oyun alamna çlkılu. Sonra klZlann her biri bir köşeye aynlır. Erkek çeşitli hareketlerle klZlara kur yapar ve klskanduu. Oyunun sonunda klzlann ikisiyle beraber erkek pisti terk eder .
Koçare : Koçare, erkeklerin oynadlgl canll oyunlardandlr. Oyuncular kollanm birbirlerinin omuzlanna dolaylp. vücutlanm geriye atarak oynarlar. Koçare adl. göçmek anlammdadu. Koçarenin Türkusu şöyledir:
naymln koçar
Niye oldun koçeri
Kapekler seni dişler
Bekleme gel içeri
: Kars, Osmanlı topraklanna katıldlktan sonra hareketli ve askeri bir merkez olmuş, halk ordu ile iç;içe yaşamlştlr. Paşa göçtü, ordunun harekete geç;işi vc komutanlann ugurlanmasmda oynandlgmdan, bu adla arulu. Klzlı-erkekli gruplar elelc tutuşarak oynarlar.
Dondürme : Bu oyuna kimi yörelerde döndurme, kimi yörelerde ç;ögutme de-' nilmektedir. Klzll-erkekli karşılama biç;iminde oynamr. K1zlar ve erkekler iki dizi oluştururarak ve maniler söyleyerek oynarlar:
Klzlar:
çoban itin gudursun
Arkacmda su dursun
Eger seni almazsam
Scni ylldmm vursun
Erkekler:
Alma attlm yiyesen
şu sepetin göyersen
Eger bana gelmezsen
Seni klzken ölesen
Klzlar:
Oglan bir kara hindi,
Duvar dibine sindi
Toprak başma oglan
Klzlar ustune guldü
Kemal Paşa : AtaTürk'un ö Ekim 1924'te Kars.a gelişinde ezgilenen Türku eşliğinde, klZll erkekli oynanmaktadu. Türku ş5yledir:
Hoş gelişIer oIa Mustafa KemaI Paşa
Askerin, miIletin, devletinle bin yaşa
Serfiraz ettin bu kademleri
Mes'ut eyledin KARS' a gelmeyi
Hoş gelişIerin, bu görüşlerin
Tebrik eyleriz, tebrik eyleriz
Cephede mitralyöz ayna gibi parllyor
şarkistan Türkleri sancak elde bekliyor
Marş marş askere kurban
Marş ileri, dönmez geri
Türk'ün askeri, Türk'ün askeri
Sagdan sola, soldan saga
Al da bayragl düşman üstüne
Gelenekselleşen bu oyun daha çok milli bayramlarda oynanmaktadu. Oyun Onunda oyunculardan biri g5mleğinin içinden bir bayrak çlkararak ortaya firlar ve oyun biter .
Halay : Kimi y5relerde oynanan halay Agn, Bitlis ve Muş y5resindekilerle büyük benzerlik g5sterir. Agulama b51umuyle başlayanlann ikinci b51umune hlZll anlammda "yelli.' denir. Türkmenler halaylara 5zellikle barlara '.yalll'. derler, Bunlar daha çok nanaylarla, yani s5z1u olarak oynarur. 0ç Ayak, San Seyran, KurER şeker oglan başlıcalandu .
Seyirlik Oyunlar :
Orta oyunlan : Kars, k5y seyirlik oyunlan ve ortaoyunlan aç1smdan da çok zenğindir. K1na gecelerinde. dugunlerde oyuncular becerilerini sergileyerek seyircileri guldururler. Tiyatronun temeli sayılan k5y seyirlik oyunlan, k5ylerde toplantllarm,
eglencelerin en zevkli bolumleridir. Kervan Oyunu. Deve Oyunu, Koşe Oyunu, Yuzuk Oyunu, Aş1k Oyunu, Yaş Oyunu, Hortlak Bezeme, Harembaş1 Oyunu, Yaylk. Pişik bu oyunlarln başlıCalarldlr. Yorede. bir koyden obur koye (oglan evinden klZ evine) gelin almaya giden oglamn yakmlarma "atlı" denir. Bu oyunlarda da en guç roller atlılarlndu .
Kervan Oyunu : Seyircilerin çevirdigi alana once, koyun postu giymiş, yuzunu isle karartmlş, başlna da papak (başlık) geçirmiş kervancl gelir. Yamnda iki de adaml vardlr. Tipiye yakalanmlş ve koye slgmmlştlr. Muhtarl sorar. KIZ tarafmdan biri ayaga kalkarak, muhtar oldugunu soyler. Kervancl atlılardan birini gostererek, "hele şu sandalyeyi ver de once oturaylm, uzak yerden geliyorum, çok yorgunum. sonra konuşallm" der. Gosterilen atll sandalye olur. Kervancl ustune oturur.Sonra "bu gece bizi koyunuzde konuk eder misiniz?" diye sorar. Muhtar oburlerine damşarak kalabileceklerini soyler. Kervancl, once hayvanlarm evlere dagltllmaSml ister . Aklına gelen hayvanlarl sayarken, muhtar demesin ki ortada hayvan varmlş gibi "bir eşegim var, bir katlrlm var, bir aylm var, itim var" diye atlılarl dagltlr. KervanCIYl da kendi evine goturmek uzere yamna alu, alandan ayrılu. Bir sure sonra ya da dugun birkaç gun surdugunde ertcsi gece, kervancl alana girer, muhtara teşekkur eder. "Siz bize çok iyilik ettiniz, havalar duzeldi, yola koyulallm , hayvanlcmml toplamaya geldim. Hepsini seslerinden tamrlm. Hele amrsm bakalım eşegim.Bakaylm horozum da bir karlş1klık olmasm sonra" der. Atlılar hayvan sesi ç1karu. Kimi kez de "bu benim kendimin sesine hiç benzemiyor'. diyerek atlılarl gUç durumda buaklr. Guluşmelerle oyun sona erer. Aym oyun yorede Kose Oyunu adlYla da bilinir .
Kdrüyü Gapa (Körügü Kapa) : Bu oyun da dugunlerde oynamr. O,>!un bir kalayCl, iki dc çuakla oynanu. Yuzleri komurle karartılmlştu. Kalaycl, keçi klllndan sakal takar. ç1raklarm elinde birkaç baku kap, bir buçuk metre uzunlugunda bir sopa ve bir kaç kalayCl araCl vardu. izleyicilere kalaylanan kaplarl olup olmadlgml sorarlar. Olumlu yamt alınca usta çuaklara doner: '.haydi ogullar getirin korugu kuralım"
der.
Atlılardan biri koruk olur. Qraklar onu apar topar getirip ortaya oturtur. Oyunlar gelinin onuruna yapıldlgmdan eglencelerde atlılar karş1 ç1kamazlar. Kalaycl ç1raklann yardlmlyla elindeki sopayl ortaya gelen atlımn ceketinin sag kolundan sokar, sol kolunda çlkaru. C::uagm biri adamm arkasma geçerek sopamn iki ucundan tutar, bir korukmuş gibi saga sola sallamaya başlar. Agzlndan da koruk gibi ses ç1karu. Obur ç1rak kaplarl siler, usta da kap kalaylıyormuş gibi yapar .
a suada bir kişi hlzla alana girer ve: "usta ne durursun, baban oldu, hadi gidelim.' dcr. Usta aldumaz: "adam sende boşver, zaten çok yaşlıydl, çok kotuydu" diyerek işi surdurur. Aym kişi az sonra koşarak yine gelir: "usta anan da oldu" der. Usta yine aldumaz "aman sende galmagal (kalabalık) eyleme, o zaten karlmla geçinemezdi, çek korugu" diyerek aldumaz. Haberci sonuncu gelişte karlslmn oldugunu soyleyince usta dovunmeye başlar: "Hayvah hay" der, "şimdi evim ylkıldl". Kendi saç1Ymlş gibi koruk olan atlımn saç1m yolar. C::uaklara "hele toplaym hacatl (araçlarl). kapayalı11'l korugu nefes almasm" deyip dogrulur. Korugun agzlnl kapatlYormuş gibi hazulanarak ocak kurumunu adamm agzma yuzune surer .
Pisik : En yaygm oyunlardandu. Pisik, yerli agzmda kedi demektir. Erkeklerden biri bir gun once eve getirdigi eti karasmm yediğini ogrenir. Karlsl ise "Eti pisik yedi" der. Kadm kQcaslm gormuyormuş gibi yaparak pisik Türkusunu soyler ve oynar:
Boyle yüzsüz olur mu ?
Pisik de hlrslz olur mu?
Kedi de degil kendisi
Kadm duymamlşCaSma Türkusunu surdurur. Oyun bu şekilde karşlllkll tilr
kulerle devam eder .
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
DAMLİCALİLAR